Türk Dilinin Kaynakları

Eğitimci M.Erkam Taş yazdı...Türk Dilinin Kaynakları
EĞİTİM 6.12.2020 13:55:00 0

Köşe yazarlarımızdan Eğitimci M.Erkam Taş Türk dilinin geçmişten günümüze dayandığı temel kaynakları ele aldı.

Dil, en kısa tarifi ile iletişim , bildirişim aracıdır, anlaşma vasıtasıdır. Alman filozof Heideegger’e göre ‘’dil insanın evidir.’’ Muharrem ERGİN’e göre Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan doğal bir vasıta,  kendisine mahsus kanunları olan ve ancak bu kanunlar çerçevesinde gelişen canlı bir varlık,  temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış bir gizli anlaşmalar sistemi, seslerden örülmüş toplumsal bir müessesedir.

Günümüzde yabancı dillerin etkisi nedeniyle dilimiz yozlaşmaya doğru gidiyor, son yıllarda ekonomik kaygılar nedeniyle İngilizce ,Fransızca gibi dillere oldukça önem verilip bu dilleri öğrenme gayreti içine girilmiş  yine Orta doğudaki savaşlar nedeniyle yoğun bir mülteciye ev sahipliği yapan ülkemizde  Arapça yaygınlık göstermeye başladı gerek açılan iş yerlerindeki tabelalar gerek hoşgörülü bir millet olmamız hesabıyla yoğun bir etkileşimimiz var. Bundan dolayı dil alışverişi yoğun bir şekilde devam ediyor bunun olumlu yönleri olduğu gibi olumsuz yönleri de oldukça fazladır. Dilimizin ilk kaynaklarına bakacak olursak ne denli sade ve güzel bir dile sahip olduğumuzu çıkarabiliriz , bunun için Türkçemizin ilk kaynaklarına ulaşıp iyi okumalı ve özümsemeliyiz.

Türk dilinin ilk kaynaklarına baktığımız zaman çok eski ve zengin bir geçmişe sahip olduğunu elimizde bulunan bazı belgelere dayanarak söyleyebiliriz,  Türklerden kalan ilk yazılı eser 7. yüzyılın sonlarında dikildiği sanılan Çoyren yazıtlarıdır, 2.Göktürk döneminden kalmış , İlteriş Kağan’a intisap etmiş bir elçiden bahsedilir, altı satırlık bir metin olan bu yazıt,  Köktürk işaretleri ile yazılmıştır.

Bunu bir kısmı Eski Kırgızlar bir kısmı da Köktürklerden kaldığı sanılan Yenisey yazıtları ile II. Köktürklerden kalan Orhon yazıtları izlemektedir. Ancak 1969 yılında Issık Köl civarında bulunan ve 1970 yılında yapılan kazılarla ortaya çıkartılan Esik Kurganı, Türk yazı dilini daha da gerilere götürmektedir. Esik Kurgan’ından çıkartılan 4000’e yakın parça içerisinde bulunan gümüş çanak en önemlisidir. Bu çanak üzerinde 26 harflik bir ibare bulunmaktadır. Bu yazı aynı zamanda Köktürk yazısının da ilkel şekli olarak kabul edilmektedir. (User 2006: 28-29) 7. Yüzyıldan günümüze kadar Türkler geniş coğrafyalara yayılmışlar, bu geniş coğrafyalarda Köktürk, Mani, Soğd, Uygur, Brahmi, Tibet, Ermeni, Süryani, Arap, Latin ve Kiril gibi çeşitli alfabeler kullanmışlardır. Türkler 1300 yıllık edebiyat hayatları boyunca 13 farklı alfabe kullanmıştır. (Tekin 1997: 8)

Orhun abideleri , Türk adının geçtiği ilk metin, Türkler tarafından yazılmış ilk Türk tarihi, nutuk  türünün ilk örneği, ilk atasözü ilk deyimin bulunduğu ve anı türünün ilk özelliği olması bakımından bizim için önemi büyüktür. Orhun abideleri üzerindeki işaretleri çözen bilim adamı Thomsen bunu yayınlayan bilim adamı ise Radloff’tur. Türkiyede Orhun abidelerini ilk yayımlayan Necip Asım Yazıksızdır. Mustafa Kemal Atatürk , Nutuk adlı eserini yazarken Necip Asım Yazıksız ‘ın Orhun abideleri çevirisini defalarca okuduğunu belirtmiştir.

Bugut Yazıtı (581) 1.Göktürk Kağanlığından kalan tek yazıttır, Bumin Kağan ve İstemi Kağan zamanından kalmış, Türkler tarafından dikilmiş ancak Türkçe değildir. Sankritçe ve Soğdça ile yazılmıştır.

Türk dilimizin ilk belgelerine baktığımız zaman ne denli geniş bir coğrafyada yaygın olduğuna , özellikle Orhun Abidelerindeki yazıtlarda  yer alan eğitim , askerlik , ekonomik ve devlet yönetimi anlayışından yola çıkarak Türklerin çok köklü ve teşkilatlı bir yapıda olduğunu görebiliriz.

Kaynakça

1-Gürbüz, Muammer (2007)Türk Dili Kompozisyon ve Diksiyon   sf.15

2-TEKİN Talat, Tarih Boyunca Türkçenin Yazımı, Simurg Yayınları, Ankara 1997

3-Türk Dünyasında Latin Alfabesine Geçiş Süreci (Geçmişten Günümüze ) Ümit Özgür DEMİRCİ*

4-BUGUT YAZITI VE ANIT MEZAR KÜLLİYESİ ÜZERİNE Cengiz ALYILMAZ*

5-USER Hatice Şirin, Başlangıcından Günümüze Türk Yazı Sistemleri, Akçağ Yayınları, Ankara, 2006