GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü koordinasyonunda, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı finansman desteği ve Suruç İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Topçu Gündaş Suruç Sulama Birliği Başkanlığı paydaşlığında yürütülen “Suruç Ovası Pompaj Sulama Sahasında Suyun Etkin Kullanımı ve Yeniliklerin Entegrasyonu Projesi (SUSAP)” kapsamında tanıtım ve eğitim toplantıları devam ediyor.
Toplantının açılışında konuşan SUSAP Proje Koordinatörü Dr. Servet Abrak, Suruç İlçe Tarım ve Orman Müdürü Süleyman Tüzün ve Ziraat Mühendisi Sinan Gözkıran, projenin hayata geçirilmesiyle Suruç’taki tarımsal su kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılacağını belirtti. Konuşmacılar, modern basınçlı ve damla sulama sistemlerinin yaygınlaştırılmasıyla birlikte tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin güçleneceğini ifade etti.
Proje sahası olarak Suruç’un tercih edilmesinin, ilçenin tarımsal potansiyeli, sulama altyapısı ve üretici profilinin yeniliklere açık yapısı dikkate alındığında stratejik bir karar olduğu vurgulandı.
Dr. Abrak, Türkiye genelinde çok sayıda pompaj sulama sahasında sulama randımanının yüzde 30 ila 50 aralığında seyrettiğini belirterek, bunun su kullanımında ciddi kayıplara yol açtığını kaydetti. Özellikle enerji maliyetlerinin yüksek olduğu pompaj sistemlerinde düşük sulama verimliliğinin üretici gelirini olumsuz etkilediğini dile getiren Abrak, teknik altyapının güçlendirilmesi ve modern basınçlı sulama sistemlerinin yaygınlaştırılmasının önemine işaret etti.
Proje kapsamında çiftçilere; sulama planlaması ve zamanlaması, bitki su tüketimi hesaplamaları, toprak–su–bitki ilişkileri ile toprak üstü ve toprak altı damla sulama sistemleri konularında eğitimler veriliyor.
Toplantıda, GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü araştırmacılarından Ziraat Yüksek Mühendisi Mehmet Sami Nacar “Toprak Üstü Damla Sulama Sistemleri”, Ziraat Yüksek Mühendisi Emrullah Çiftçi ise “Toprak Altı Damla Sulama Sistemleri” başlıklarında sunum gerçekleştirdi.
Proje ile su kaynaklarının korunmasına katkı sağlanması, bilinçli sulama uygulamaları sayesinde tuzluluk, taban suyu yükselmesi ve toprak yapısının bozulması gibi çevresel risklerin azaltılması hedefleniyor. Yetkililer, eğitim ve demonstrasyon çalışmalarının süreceğini bildirdi.