Bir Şehrin Sessiz Çığlığı( Madde, Kumar ve Geçim Derdi.)
Peygamberler şehri, tarihin sıfır noktası, bereketli hilalin kalbi... Şanlıurfa için kurduğumuz bu süslü cümleler, sokaklardaki acı gerçeğin üzerini örtmeye yetmiyor artık. Bugün Urfa, pırıltılı turizm reklamlarının arkasında, gençliğini birer birer yutan karanlık bir girdapla boğuşuyor.
Son dönemde ardı arkası kesilmeyen intihar haberleri, parçalanan yuvalar ve sokaklara taşan şiddet olayları bize tek bir şeyi haykırıyor: Urfa’nın sosyal dokusu imdat sinyali veriyor.
Üçlü Kıskaç: Madde, Kumar ve Geçim Derdi
Gençlerimizi hayattan koparan süreç, tesadüfler zinciri değil; sistematik bir çöküşün sonucudur.
Madde Bağımlılığı: Sokak aralarına kadar sızan uyuşturucu illeti, en verimli çağındaki gençlerimizi zihnen ve bedenen çürütüyor.
Şans Oyunları ve Kumar: Ekonomik çıkmazdan kurtulma ümidiyle sığınılan yasadışı bahis siteleri ve kumar bataklığı, umudu sömürdüğü gibi borç batağına saplanan genci geri dönülemez kararlara sürüklüyor.
Ekonomik Çaresizlik: Artan işsizlik ve hayat pahalılığı, aile içindeki huzuru bitirirken, geleceğe dair perspektifini kaybeden bireyi boşluğa itiyor.
Yarın Çok Geç Olabilir
İstatistiklere yansıyan her bir "olay", aslında bir evin sönen ocağı, bir annenin bitmeyen feryadıdır. Mesele sadece asayiş tedbirleriyle çözülebilecek bir güvenlik sorunu değildir. Bu, topyekûn bir rehabilitasyon ve kalkınma meselesidir.
Eğer bugün; mülki amirler, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderleri bir araya gelip somut adımlar atmazsa, yarın dökecek gözyaşımız bile kalmayabilir. Gençlerine sahip çıkamayan bir şehrin, ne kadim tarihi ne de turistik zenginliği onu kurtarmaya yetmeyecektir.
Ne Yapmalı?
Sadece kınamak veya üzülmek yetmez. Acilen;
Gençler için ücretsiz rehabilitasyon ve psikolojik destek merkezleri yaygınlaştırılmalı.
İstihdam garantili mesleki kurslarla gençlere "bir çıkış yolu" sunulmalı.
Emniyet güçleri, zehir tacirlerine ve kumar çetelerine karşı sıfır tolerans ilkesiyle en sert mücadeleyi vermeli.
Urfa'nın gençleri sahipsiz değildir, olmamalıdır. Bugün sessiz kalırsak, yarın bu vebalin altında hepimiz kalacağız.