Harran Kaymakamı Cihat Koç; Harran halkından özür dilesinler

Şanlıurfa'nın Harran ilçesinde görev yapan S.A isimli öğretmenin,evinin duvarına bir takım işaretler konulduğu iddia edilen olayla ilgili yeni bir gelişme yaşandı.
SİYASET 1.12.2021 20:00:00 0

Şanlıurfa'nın Harran ilçesinde görev yapan S.A isimli öğretmenin,evinin duvarına bir takım işaretler konulduğu iddia edilen olayla ilgili yeni bir gelişme yaşandı.

Tarihi Harran ilçesinin böylesine hassas bir olayla gündeme gelmesinin kendilerini üzdüğü ifade eden Harran Kaymakamı Cihat Koç; olayın gerçek yüzünü aydınlatan bir açıklama yaparak, bu iddiayı ortaya atanlar Harran halkından özür dilemelidir dedi.

Kaymakam Cihat Koç; Harran’da Bir Öğretmenin, Eşi Alevi Olduğu için Toplumsal Şiddete Maruz Kaldığıyla ilgili haberler üzerine;

Geçtiğimiz pazar günü Cumhuriyet gazetesinde aşağıda ekran görüntüsünü paylaştığım bir haber yayınlandı. İçerik olarak eşi Alevi ve bir siyasi partide yönetici olan, kendisi Harran’da öğretmen olan bir kadının, eşinin Alevi olması nedeniyle evinin işaretlendiği, ateşe verildiği, taşlandığı ve halk tarafından türlü zorbalıklara maruz bırakıldığı gibi tüyler ürperten ifadelere sahip bir haber. Haberin görselinde kullanılan işaretlenmiş ev fotoğrafı buzlanmıştı ancak bu haberi kaynak olarak kullanan diğer haber organları, farklı farklı, Harran’la alakası olmayan ve çeşitli ayrımcı ifadeler bulunan görselleri öğretmenimizin evinin duvarı gibi paylaştılar. Gerçek görseli paylaşan olmadı zira oluşturulmak istenen algıya hizmet etmiyordu. Onu da aşağıda ben paylaşacağım.

Peki gerçekte Harran’da olan neydi?

Aslında valiliğimiz ilgili haberlerin çıktığı gün bir basın açıklaması yayınlayarak kamuyu aydınlatmıştı. Şöyle ki 27.10.2021 tarihinde yaşları 4 ile 11 arasında değişen bir grup çocuk, sokakta oynarken öğretmenimizin giriş katta bulunan evinin balkonvari bölümüne taş atmışlar, ve duvarına anlamsız şekiller çizmişler ve yine duvarın cadde kısmında klima tahliye borusunun ucunu yakmaya çalışmışlar. Öğretmenimizin şikayeti üzerine çocuklardan 11 yaşında olanı ailesiyle birlikte emniyete getirilmiş, durumun haddi aşan bir yaramazlık olduğunu gören öğretmenimiz şikayetinden vazgeçerek emniyet müdürlüğünden ayrılmıştır. Şurası önemlidir ki bu çocukların veya mahalle halkının, öğretmenimizin başka bir ilde ikamet eden, muhtemelen hiç görmedikleri eşinin Alevi ve bir siyasi parti yöneticisi olduğunu bilmeleri dahi hayatın olağan akışına aykırı bir durumdur.

Aradan bir ay geçtikten sonra, 27.11.2021 tarihinde alışverişten evine dönen öğretmenimiz aynı duvarda kırmızı sprey boyayla bir takım ifadeler olduğunu görmüş ve yine emniyete gelerek şikayetçi olmuştur. Akabinde gerek ilçe emniyet müdürlüğümüz ve gerekse il emniyet müdürlüğünden gelen uzman ekipler tarafından kapsamlı bir tahkikat başlatılmıştır. Neticede sprey boyanın ilçede yenilenen temiz su şebekesi için ilgili bölgede yer işaretlemesi amacıyla kullanılan ve bittiği için çalışma mahallinde çöp kenarına bırakılan kutu olduğu ve yine mahallenin ve ev çevresinin çocukların sıklıkla oynadıkları bir alan olması nedeniyle çocuklar tarafından duvara sıkıldığı kanaati oluşmuştur. Zira çevrede başka bazı evlerin duvarlarında da benzer boyamaların yapıldığı görülmüştür.

Şunu belirtmek isterim ki, Alevi toplumunun geçmiş yıllarda yaşadığı travmaların etkilerini gerek yakın dostlarımdan, gerek görev yaptığım ilçelerden çok iyi biliyorum. Öğretmenimizin faili her ne kadar küçük yaştaki çocuklar da olsa, duvardaki işaretler anlamsız da olsa evinin duvarında  sprey boya görmesinin kendisini korkutması ve korkusundan emin olmak için konunun araştırılması amacıyla şüphe ve çekinceleriyle birlikte güvenlik güçlerine başvurması çok doğal ve doğrudur. Doğal ve doğru olmayan şey tarihi boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış, gündeminde hiç bir zaman etnik ve mezhepsel konular olmayan bir halkı çeşitli yönlendirmelerle topyekün Alevi düşmanı, zorba, ev taşlayan, ev yakan olarak göstermektir. Zira öğretmenimiz de söz konusu haberlerin içeriğinden ve provakatif dilinden çok rahatsız olduğunu ve kendisinin bu anlamda herhangi bir basın yayın kuruluşuna  beyanı olmadığını görüşmemizde bana ifade etmiştir. 

İlçemizde her görüşten, her mezhepten birçok  kamu personeli bu anlamda huzur içinde yaşamaktadır. Bir halka şüphe üzerinden bazı basın yayın organlarınca iftira atılmıştır ve hala özellikle sosyal medyada bu iftira ve kin devam etmektedir. Buna vesile olan söz konusu basın yayın kuruluşları koca bir ilçenin hakkına girmiş, aşağıda bir örneğini paylaşacağım türlü hakaretlere uğramalarına neden olmuşlardır. Dilerim ama sanmam ki Harran’lılardan, bu ilçenin misafirperver insanlarından özür dilesinler…

Son tahlilde bir kez daha vurgulamak isterim ki, Harran’da hiç bir kişiye Alevi olduğundan bahisle en küçük bir eylemde bulunulmamıştır.

​​​​​​